'Suriye Uçağının düşürülmesi' bir oy operasyonudur

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Suriye uçağının düşürülmesiyle ilgili olarak, “Uçağın bir kahramanlık edasında düşürülmesi ve miting meydanından duyurulması, bunun bir AKP operasyonu olduğunu gösteriyor. Hükümet oy uğruna ülkeyi savaşla burun buruna getiriyor” dedi.

Demirtaş, Suriye sınırları içinde kalan, Türk toprağı statüsündeki Süleyman Şah Türbesi’nin El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından kuşatılmasıyla ilgili olarak ise “Süleyman Şah Türbesi’ndeki askeri birliğe tehdit konusunda da şüphelerim var. Oradaki El Kaide grupları kolay kolay AKP’ye kafa tutmazlar.

Üç yıldır AKP’den lojstik destek aldılar, geçiş kolaylığı desteği aldılar. Diplomatik destek aldılar. Yaralıları tedavi edildi. Türkiye’de kamplarda eğitim gördüler. Şimdi bunlar AKP’nin bu iyiliğini tabii ki unutmayacak. AKP seçim kampanyasına destek mahiyetinde bu ‘tehdit’ yapılıyor. Bu, İslami kesimde hassasiyet yaratmak için yapılan bilinçli bir operasyon. Seçim kampanyasının bir parçası” diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer, Van’ın Erciş ilçesindeki miting öncesinde BDP  Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüştü.

Utku Çakırözer’in, Cumhuriyet gazetesinin bugünkü (26 Mart 2014) nüshasında yayımlanan, “Demirtaş: Uçak Düşürme Oy Operasyonu” başlıklı yazısı şöyle:

‘Demirtaş: Uçak Düşürme Oy Operasyonu’
 
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Suriye uçağının düşürülmesi ve Süleyman Şah Türbesi’ne önelik tehditlerin ‘AKP’nin seçim operasyonları’ olduğunu ileri sürdü. 30 Mart seçimleri sonrasında BDP’li belediyelerde ‘demokratik özerkliği’ hayata geçireceklerini belirten Demirtaş, pratikte bunun ‘çokdilli eğitim’, ‘üretim ve pazarlamada kooperatifçilik’, Suriye ve Irak’taki Kürt bölgeleriyle daha fazla ticaret anlamına geleceğini belirtti.

Başbakan Erdoğan’ın Köşk adaylığına ‘Toplumu kucaklayacak kişilik değil’ diye soğuk bakan Demirtaş, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na ise zeytin dalı uzattı. Demirtaş, “Kılıçdaroğlu’nun ‘Barış süreci CHP iktidarında da devam edecek’ açıklaması önemli. Seçim sonrasında istikrarlı bir politika izlerlerse barışı AKP’nin elinde rehin olmaktan kurtarırlar” dedi.

Demirtaş, Van’ın büyük ilçesi Erciş’teki BDP mitingi öncesinde yaptığımız görüşmede Suriye uçağının düşürülmesi ve radikal dinci unsurlardan Süleyman Şah Türbesi’ni koruyan Türk birliğine yönelik tehditler konusunda şu değerlendirmeleri yaptı:

 Uçak düşürme AKP operasyonu
 
“Biz Suriye uçaklarının Türkiye hava sahasını ihlal edip etmediğinden emin değiliz. İhlal etmişlerse bu ihlalin ilk kez olup olmadığından da emin değiliz. Uçağın bir kahramanlık edasında düşürülmesi ve miting meydanından duyurulması, bunun bir AKP operasyonu olduğunu gösteriyor. Hükümet oy uğruna ülkeyi savaşla burun buruna getiriyor. Savaş politikalarını kabul etmiyoruz. AKP oy alacak diye Türk savaş uçaklarının seçim kampanyasına katılmasını kesinlikle hata olarak değerlendiriyoruz. Savaş uçağıyla seçim kampanyası olmaz.”

El Kaide AKP’ye kafa tutmaz

“Süleyman Şah Türbesi’ndeki askeri birliğe tehdit konusunda da şüphelerim var. Oradaki El Kaide grupları kolay kolay AKP’ye kafa tutmazlar. Üç yıldır AKP’den lojstik destek aldılar, geçiş kolaylığı desteği aldılar. Diplomatik destek aldılar. Yaralıları tedavi edildi. Türkiye’de kamplarda eğitim gördüler. Şimdi bunlar AKP’nin bu iyiliğini tabii ki unutmayacak. AKP seçim kampanyasına destek mahiyetinde bu ‘tehdit’ yapılıyor. Bu, İslami kesimde hassasiyet yaratmak için yapılan bilinçli bir operasyon. Seçim kampanyasının bir parçası. Esad birlikleri tehdit etse anlarım ama AKP’nin beslediği El Kaideciler niye tehdit etsin ki?”

Hukuk dışıysa yayımlanmasın

Demirtaş ile seçim sürecine damgasını vuran 17 Aralık yolsuzluk soruşturmalarıyla ilgili dinleme kayıtları ile hükümetin bunlara karşı Twitter’ı kapama hamlesini de konuştuk:“Bu hükümet bu kadar yasaklamayı ‘komploları’ önlemek için değil, pisliklerin üzerini örtmek için yapıyor. Yolsuzluk yapıldığını artık tüm Türkiye biliyor. Yeni bilgi, kayıt gelmese bile herkes gerekli demokratik tutumu AKP’ye karşı almalıdır. Yayımlanacağı iddia edilen kasetler konusundaki en önemli hassasiyetimiz ise özel hayata asla müdahale edilmemesidir. Ve tabii hukuk dışı elde edilmiş dinlemelerin asla yayımlanmamasıdır. Bunlar siyaseti kirletir, kimseye de bir şey kazandırmaz.”

CHP’ye zeytin dalı
 
Demirtaş ile ‘çözüm süreci’ konusunda seçim sonrası olasılıkları da konuştuk. AKP hükümetinden beklentisini şöyle ortaya koydu:

“Konunun zamana yayılması ve muhatabımız AKP’nin yıpranıyor olması kalıcı barış umutlarını azaltıyor. Sürece yönelik algıyı olumsuz etkiliyor. Seçimden sonra canlanmasını bekleriz. İki üç hafta içinde Öcalan’ın istediği müzakere süreci başlamalı.”

30 Mart seçim sonuçlarının AKP dışında yeni iktidar olasılıklarını gündeme getirmesinin de muhtemel olduğunu belirten Demirtaş, CHP’ye de önemli bir mesaj gönderdi:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tunceli’de yaptığı “Barış süreci AKP’nin tekelinde değil. CHP iktidara gelince de asla bitmeyecek. Biz barıştan yanayız” açıklamasını çok önemsediklerini belirten Demirtaş şöyle konuştu:

“Sayın Kılıçdaroğlu’nun o mesajı çok önemli. Belki bu seçim döneminde o mesajları tekrarlaması zor olabilir. Ama seçimden sonra CHP, istikrarlı bir barış çizgisi oturtursa bu tüm Türkiye’nin yararına olur. Eğer CHP bunu yaparsa, çözüm sürecinin ve barışın AKP’nin elinde rehin kalmasını da engellemiş olur.”

Gülen rahatlatmadı
 
Demirtaş’ın CHP’ye gösterdiği bu sıcak yaklaşımı ‘cemaat’ konusunda sergilememesi dikkat çekici. Fethullah Gülen’in son röportajında ‘çözüm sürecine’ destek veren açıklamaları konusunda şunları söyledi: “Çok rahatlatıcı gelmiyor. Çünkü o sözlerin pratikte yansımasını görmüyoruz. Cemaate yakın olduğunu bildiğimiz hâkimler KCK dosyalarında tahliye vermediler.”

Erdoğan’dan Cumhurbaşkanı olmaz
 
BDP lideriyle seçimlerin sonrasını da konuştuk. “31 Mart’ta nasıl bir Türkiye olacak” sorumuza şu yanıtı verdi:

“Birbirine öfke duyan, daha kamplaşmış, ayrışmış bir Türkiye çıkacak. Liderlerin kullandığı dil zaten buna hizmet ediyor. Özellikle Başbakan herkesi tahrik ediyor ve kutuplaştırıyor. Seçimi kazanabilmek için akıl almaz hukuksuzluklar yapıyor. İçeride HSYK, internet, Emniyet’e operasyon derken dış dünya ile de selamı sabahı kesti.”

Oy için anne yuhalattı
 

Demirtaş özellikle de Berkin Elvan’ın ölümü sonrasında Erdoğan’ın üslubuna içerlemiş:

“Oy için, Sünni tabanını konsolide etmek için Alevi bir annenin evlat acısını yuhalatmak, ahlaksızlıkta dibe vurmaktan başka bir şey değildir.”

BDP, Cumhurbaşkanlığı seçiminde kimi destekleyecek? İzleyecekleri taktik belli:

“Biz ilk turda kendi adayımızı çıkaracağız. İkinci tura kalamazsa kimi destekleriz konusunda henüz bir parti kararımız yok.”

 
Erdoğan aday olursa, destek verecekler mi?
 
“Henüz böyle bir durum ortada yok. Partinin vereceği bir karar. Ama ben kişisel olarak Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı gibi tüm toplumu kucaklayacak bir makamı temsil etmekten uzak bir isim olduğu kanaatindeyim. Tam tersine, toplumu kutuplaştırıcı ayrıştırıcı bir siyaset izliyor...”

 Peki ya Abdullah Gül’e nasıl bakıyorlar?
 

“Daha mutedil, diyaloğa açık. Ama o da risk almayan, sorunlara çok az müdahale eden bir isim...”

 
‘Özerklik’ Hayata Geçiyor
 

Demirtaş BDP’nin seçimlerden büyük zaferle çıkacağı inancında.
20 günde yaklaşık 70 miting konuşması yapmış. Yüze tamamlama çabasında. Öncelikle BDP ve HDP oy toplamının tüm Türkiye’de yüzde 10’u bulacağı iddiasında. Şu anda 98 olan BDP’li belediyelerin sayısını da 150’ye çıkaracaklarını, 4 büyükşehir kazanacaklarını ve kendilerinde olmayan Kars, Erzurum, Ağrı, Muş, Bitlis, Bingöl, Mardin ve Şanlıurfa gibi belediyeleri kazanacaklarına inanıyor.

Çok dilli eğitim
 
BDP’nin seçim sonrası gündemi ise ‘demokratik özerklik’ olacak. Ülkenin geri kalan bölümünde endişe yaratan bu demokratik özerklik nasıl işleyecek? Demirtaş’a göre, “Sadece yol - kanalizasyon yapan ‘müteahhit belediyecilik’ yapılmayacak. Katılımcı yerel yönetim ilkesi hayata geçirilecek.”

Atacakları adımları şöyle sıraladı:

- Çokdilli belediyecilik olacak. Anadilinde eğitimin altyapısı hazırlanacak.

Örneğin ders kitapları Kürtçe, Arapça, Türkçe, Süryanice basılacak.

- Kooperatif tipi üretim, tüketim ve pazarlama aşamaları desteklenecek.

- Irak ve Suriye’deki Kürt bölgeleriyle ticaret ilişkilerinin geliştirilmesi teşvik edilecek.

Her yer Kürtçe olmayacak
 
Güneydoğu’da BDP’li belediyelerde uygulamaya geçirilecek ‘demokratik özerkliğin’ Türkiye’nin bölünmesine neden olacağı kaygılarına ise Demirtaş şöyle karşılık verdi: “Ayrışmayı değil bütünleşmeyi getirecek. Biz ‘Her yerde Kürtçe dilini ve kültürünü hâkim kılacağız’ demiyoruz. Mesela Mardin Büyükşehir Belediyesi’ni kazandığımızda orada etnik olarak Araplar, Kürtler, Türkler, Mıhalmiler yaşıyor. İnanç temelinde ise Aleviler, Sünniler, Süryaniler bir arada. Hepsinin inancına ve kimliğine uygun hizmet verilecek. Dolayısıyla aslında tek yürek gibi olacağız. Barış ve kardeşliğe yaklaştığımızı Türkiye hissetsin istiyoruz.”

BDP Mitinginde de Gündem ‘Yolsuzluk’

Erciş, Van’ın en büyük ilçesi. Belediye AKP’de. Ancak Demirtaş’ın dünkü mitingine katılım öylesine yüksek ki 31 Mart sabahı tablo değişebilir. Mitingden gözlemlerimiz şöyle:

- İmralı’daki görüşmeler sırasında çekilen ve Adalet Bakanlığı tarafından dışarı verilen Abdullah Öcalan fotoğrafları poster haline getirilip dağıtılmış.

- Alanlarda çok fazla ve çok coşkulu bir kadın kalabalığı dikkat çekiyor.

- Afiş ve pankartlarda ‘yolsuzluk’ teması neredeyse ‘Öcalan’ teması kadar kuvvetli: “Ben Barış Dedim, Sen Parayı Yedin”, “Seni Sıfırlayacağız, Az Kaldı Tayyip”, “Talana Hayır” meydanda göze çarpan birkaç örnek.

- Demirtaş da hükümete ‘yolsuzluk’ üzerinden vuruyor: “Bunların müteahhitleri Van depreminden bile para kazandı. Batı’da 40 bin liralık TOKİ konutu, burada olmuş 80 bin lira!”

    :

    :

    :

    :

    "'Suriye Uçağının düşürülmesi' bir oy operasyonudur" hakkında Tweetler

    DİĞER GÜNDEM HABERLERİ

    KARŞI VİDEO
    https://twitter.com/KarsiGazete