Bağış masasına oturdum işte!

21 Nisan 2016 - 10:53
- Bağışlar açıldı beyler, paraları görelim!  Haydi! Çabuk, çabuk, çabuk!  Oturmaya gelmedik buraya!
-Ya ne için geldik abi?
-Hayır yapmak  için gelmedik mi oğlum? Manyak mısın sen, jet lag mı oldun?
-Ha, sahi! Ne iyi yaptık da buralara geldik o zaman.
-Öyle tabi, bütün dünyada buradan daha iyi bağış yapılacak yer bulamazsın!
-Gerçi uzak biraz…
-Olsun, bağış Uzakdoğu’da bile olsa, gidip toplayacaksın!
-En düşük ne kadar bağış yapabiliyoruz?
-Valla, “gönlünden ne koparsa o kadar” diyeceğim ama hepimiz iş güç sahibi adamlarız, ayıp olur. Ne o öyle smsle yardım gönderir gibi? Yakışır mı bizim gibi adamlara? Büyük vereceksin ki,  büyük kazanacaksın! Sevabını yani.
-Haklısın!
-Bir de neden bağış için buralara geldik biliyor musun?
-Neden?
-Bir elin verdiğini diğeri bilmeyecek de ondan.
-Yani?
-Yanisi,  memlekette ne yaparsak reklam oluyo be oğlum! Böyle uzak bir yere geleceksin ki kimse bilmesin yapacağımız hayrımızı.
-Vallahi güzel fikir…
-Evet beyler! Elleri ceplere atıyoruz, pamuk eller cebe! Hadi, hadi, hadi!
-Ben kırmızıya oynuyorum. Ay pardon, kırmızı kutuya koyuyorum diyecektim.
-Ben de siyah kutudayım.
-Hadi bakalım! Sen neden bekliyorsun canım abicim?
-Düşünüyorum.
-Neyi düşünüyorsun?
-Benim pek bağış yapacak durumum yok da, acaba bizim kızın çeyiz parasını mı bozsam diyorum.
-Sen de olan kadar bağış yap be abicim. Sakın kızın çeyiz parasına dokunma, yengeyle papaz etme beni. Olmadı, koltuk çıkarım ben sana. Ne güne duruyoruz biz burada?
-Sağ ol!
-Sen sağ ol canım abicim!
-Evet beyler! Hazır mıyız?
-Abi?
- N’oluyo? Ne diye çekiştirip duruyorsun kolumu?
-Abi, bizi çekiyolar galiba?
-Boş ver be oğlum? Çeksinler, gizlimiz saklımız mı var bizim?
-Ama abi, ortam münasebetiyle yanlış şeyler düşünebilirler!
-Düşünsünler be oğlum! Evliyaların kerametlerinden biri de nedir biliyor musun?
-Nedir abi?
-Bazı evliyalar kendilerini olduklarından kötü gösterirlermiş.  Kötü giyinirler, kötü ortamlara girerlermiş. Bizimkisi de o hikaye!
-Evliya mı oluyoruz biz şimdi?
-TÜBİTAK’ın “Bilimsel Projelerine” bile gireriz, sen merak etme!
-Çok büyük sevaba gireceğiz yani?
-Buradan ceplerin sevapla dolu çıkabilirsin, o derece yani!
-İnşallah!
-Ne oldu, niye ağlıyorsun şimdi?
-Öldüğümü hayal ettim de, arkamdan devlet töreni düzenliyorlardı.
-Senin arkandan ne diye devlet töreni düzenlesinler ki?
-Arkadaşın olmam münasebetiyle…
-Oğlum, benim durumum bile belli değil. Sana n’oluyo?
-Neyse be abi, devlet töreni sırasında Şopen çalıyorlardı, ona bozuldum. Vasiyetim olsun, ben öldüğümde cenazemde Şopen falan çalmasınlar, Itri çalsınlar! Tamam mı abi?
-Ben sana özel saz takımı tutucam merak etme!
-Söz mü abi?
-Söz canım kardeşim! Kafa bırakmadın ki adamda. Pamuk eller cebe! Bağışlar açıldı beyler, paraları görelim!  Haydi! Çabuk, çabuk, çabuk!  Oturmaya gelmedik buraya!
-Ben kırmızı kutuya yatırıyorum!
-Ben de siyaha!
-Ayranlar da geldi! Hoppaaaa! Hadi bakalım, devrimci gelenekten gelmemizin şerefineeee!

    :

    :

    :

    :

    "Bağış masasına oturdum işte! " hakkında Tweetler
    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    https://twitter.com/KarsiGazete