Ahmet Hakan olayı MİT ile "Reis"in kapışması mı

Ahmet Hakan saldırısı ile ilgili tartışmalar devam ederken sözcü yazarı Soner Yalçın'da konu ile ilgili çok çarpıcı bir tespitte bulundu.
Yazar Soner Yalçın ' Ahmet Hakan olayı MİT ile "Reis"in kapışması mı' sorusu ile okuyucu karşısına çıktı.

Seçime günler kaldı.

Ve… Hâlâ ortada “seks kaseti” filan yok!

Ne var? Gazeteci Ahmet Hakan’ın dövülmesi var!

Ahmet Hakan’ı kimlerin dövdüğü biliniyor; hemen yakalandılar.

Kafaları “azmettirici kim?” sorusu karıştırdı.

Evet, Ahmet Hakan’ın dövülmesi emrini kim verdi?

Saldırganlardan Fuat Elmas ifadesinde, “işin içinde MİT var, Emniyet var, reis var” deyince, herkes “kim bu reis?” demeye başladı.

Merkez medya “Reis”in peşine düştü!

Yandaş gazeteler “Sedat Peker” adını ortaya attı.

Sedat Peker, “ben değilim, Ahmet Hakan arkadaşım, daha on beş gün önce ziyaretine gittim” deyince yandaşlar sustu.

Eeee… Kimdi bu “Reis”?

Aslında…

Sözü hiç uzatmayalım; medyada herkes biliyor ki; Recep Tayyip Erdoğan’a, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden itibaren “Reis” deniliyor.

Erdoğan’ın AKP içindeki adı “Reis”tir.

Medyada açıkça yazılmasa da “Reis”ten kastedilen Erdoğan!

Peki…

Erdoğan böyle bir saldırıyı ister mi? Böyle bir emir verir mi?

“Kayıp Sicil” kitabında Erdoğan’ın biyografisini yazmış biri olarak şu yanıtı verebilirim: “Sanmam…”

Duygularıyla değil aklıyla hareket eden biriyim. Hürriyet gazetesine baskını organize eden AKP milletvekili Abdurrahim Boynukalın bu seçimde aday gösterilmedi. Kısacık milletvekilliği ardından neden tekrar aday yapılmadığı belli değil mi? Hürriyet gazetesi saldırısı AKP’yi itibarıyla Erdoğan’ı zora soktu.


Yine de…

Erdoğan’dan şüphe edenlerin şu argümanı var…

DÖRT ERZURUMLU

Diyorlar ki…

“Eğer Erdoğan bu işin içinde yoksa ve hakkında bu derece spekülasyon yapılırken, dosyayı eline alıp saldırganların tümünü tutuklatmaz mıydı?”

Güzel bir soru…

Yanıtını vermeden önce bir not eklemeliyim.

Saldırganların 69 sayfalık ifadelerini okuduğumda aklıma, Ergenekon Davası’ndan yargılanan dört Erzurumlu genç geldi. Bunlar yandaş-cemaat medyasından etkilenip Ergenekon’un adam öldürenlere bol para dağıttığını okuyup sürekli telefonlarda planlar yapıyorlar. Örneğin, kadın mı erkek mi olduğunu bile bilmedikleri Fehmi Koru’yu öldürmeyi konuşuyorlar. Listelerinde kimler yok; Orhan Pamuk, Ahmet Türk, Leyla Zana, Osman Baydemir vs.

Silah ve para için Veli Küçük’e ulaşmayı deniyorlar. Öyle ya, yandaşlar, Cemaatçiler Veli Küçük’ün kimlere milyon dolarlar verdiği yalanını yazıp duruyor. Erzurumlu kafadarlar Veli Küçük’e ulaşamayınca Sedat Peker’in yanına gitmek istiyor. Olmuyor.

Uzatmayayım… (Ayrıntıları “Samizdat” kitabımda yazdım.)

Demem şu; Türkiye’de Erzurumlu dört genç gibi binlerce insan var. Kahvelerde kafa kafaya verip -para kazanmak, şöhret olmak, yeraltı dünyasına ait olmak için- ne planlar yapıyorlar.

İşte… Ahmet Hakan’a saldıranları önce bunlardan sandım; Hürriyet saldırısı sonrası kendilerine “rol biçen” bir grup ahmak!

Yanılmışım…

Yanıldığımı olay yargı aşamasına gelince anladım.

Savcı tüm sanıkların tutuklanmasını istiyor.


Hakim reddediyor.

Savcı itiraz ediyor.

Diğer hakim de reddediyor.

Ne yazık ki…

Bu tür siyasi yönü de olan dosyalarda mahkemelerin özgür karar verdiğine artık inanmıyorum.

Ahmet Hakan dosyası üzerinde bir “kapışma” olduğunu düşünüyorum!

Kim bu taraflar?..

Mesele hukuki mi, siyasi mi?

DAVUTOĞLU’NUN PLANI

Ahmet Hakan’ın dosyasına sulh ceza hakimleri bakıyor.

Bilindiği gibi, sulh ceza hakimlikleri 28 Haziran 2014 değişikliği ile kuruldu.

İddia o ki; bu hakimlerin tümü AKP yanlısı.

Doğru mu? Bilmem. Ancak yanıtını aradığım başka sorum var.

“AKP yanlısı” denilince aklıma hemen “hangi AKP” sorusu geliyor!?

Erdoğancı mı? Davutoğlucu mu? Gülcü-Arınççı mı? Hangisi?

Evet…

Anladınız. Dilimin altında bir şey var…

Bakın… Ahmet Hakan dosyası nerelere gidiyor?

Tarih: 25 Eylül 2105.

Aydınlık gazetesinin manşeti: (MİT Müsteşarı) Sır Küpü Gidici.

Tarih: 7 Ekim 2015.

Cumhuriyet gazetesinin manşeti: (MİT Müsteşarı) Fidan Gidici.

12 gün arayla aynı manşet!

Hakan Fidan’ın üzerini kimin çizdiğini biliyoruz; Erdoğan!

Hakan Fidan’ın arkasında kimin olduğunu biliyoruz;

Davutoğlu!

Hatırlayınız; Davutoğlu, Hakan Fidan’ı milletvekili ve bakan yapmak istiyordu. Bunu kim engelledi; Erdoğan!

Ne diyordu Ahmet Hakan’a saldıran; “işin içinde MİT var, Emniyet var, reis var.”

Azmettiriciyi ortaya çıkarmak isteyen medya, neden “MİT” ten değil de “Reis”ten başladı? Erdoğan’ın “yaptırabilir” ihtimalinden mi?

Bu ülkede; reisleri de, onları kullanan MİT tarihini de yazan gazetecilerden biriyim. Yani, bu tür işlerde -Susurluk’tan vs.- MİT’in nasıl “adam” kullandığını bilirim.

Azmettiricinin amacının Ahmet Hakan’ı susturmak olmadığını hepimiz tahmin ederiz. Zaten pazar günü ilk yazısı çıkacak.

O halde şunu sormalıyız:

Bu saldırının amacı ne?

Ya da şöyle sorayım:

Bu saldırının siyasi anlamda kaybedeni kim?

(Keza: Bilal Erdoğan’ın İtalya’ya kaçtığı haberleri kimin oyunu etkiler?)

Hiç detaya girmeyeceğim.

Yazın şunu bir kenara:

Erdoğan’ın aksine Davutoğlu tek başına iktidar olmak istemiyor.

Davutoğlu, CHP ile koalisyon hükümeti kurup Erdoğan’ı sarayına hapsetmek istiyor!

Yani… Dayak olayı Davutoğlu’na yaradı!

Sahi… Davutoğlu, Hürriyet’e saldıran A. Boynukalın’ı AKP kongresinde niye Divan’a seçtirdi? Erdoğan niye üzerini çizdi? Bunlar üzerinde hiç durmuyoruz!

Şunu da sormuyoruz:

AKP-CHP koalisyonu olursa Hakan Fidan koltuğunu koruyabilir mi?


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

    :

    :

    :

    :

    "Ahmet Hakan olayı MİT ile "Reis"in kapışması mı" hakkında Tweetler

    DİĞER GÜNDEM HABERLERİ

    KARŞI VİDEO
    https://twitter.com/KarsiGazete